Mobil Uygulamaların Geleceği

Her hangi bir web sayfasını Windows, Mac, Linux gibi işletim sistemlerinde aynı tarayıcıyı (örneğin Google Chrome) kullanarak ziyaret edebiliyorsunuz değil mi?

Yemeksepeti.com’dan yemek siparişi verirken ayrı bir yazılıma ihtiyaç duyuyor muyuz? HAYIR!

İşin doğası gereği internetin, işletim sisteminden bağımsız olması gerekiyor çünkü internet özgür olmak demek!

Facebook veya Twitter kullanmak için bilgisayarımıza ayrı bir program kuruyor muyuz? HAYIR!

Peki, THY’den bilet satın alırken ayrı bir yazılıma ihtiyaç var mı? HAYIR!

Masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda böyle bir ayrım yok da neden mobil işletim sistemlerinde her şey için ayrı bir uygulamaya ihtiyaç duyuyoruz?

Bu sorunun cevabı için Apple’ın pazarlama mantığını irdelemek lazım.

Apple, kapalı ve tekelci bir ekosistem oluşturmak ve böylece tüm müşterilerini yalnızca Apple ürünleri kullanan modern köleler haline getirmek istiyor (Kapitalist şirketler için çok mantıklı bir yaklaşım). İşte bu zihniyetle çıkarılan iPhone ile birlikte uygulama (App) mantığına aşina olmaya başladık. Uygulamalar, yalnızca yazılımlar değil, aynı zamanda kapalı bir ekosistemin can alıcı unsurları.

Peki bu mantık doğru mu?

Neden Chrome benzeri bir tarayıcı ile internetteki tüm işlerimizi halledebilirken, mobil ortamda her internet hizmeti için ayrı bir uygulama gerekiyor? Saçma değil mi bu?

Bence çok saçma ve bunu yıkabilecek bir gelişme de yavaş yavaş boy gösteriyor.

Öncelikle HTML5 standartlarının kısa sürede gelişip yaygınlaşması ve tüm uygulamaların, HTML5 altyapısı kullanan web tabanlı yazılımlara dönüşmesi gerekli. Aynen şu an normal bilgisayarlarımızda olduğu gibi. Aksi halde hem uygulama geliştiriciler için hem de şirketler için çok büyük maliyetler ve iş karmaşası söz konusu.

Düşünsenize, hepsiburada.com uygulama geliştiriyor iPhone için ama bu yeterli değil. Android için, iPad için, BlackBerry ve Symbian için de ayrı ayrı geliştirmesi lazım. Saçmalık değil de nedir bu?

Autodesk’in AutoCAD yazılımı olsa, anlayacağım. Her bir işletim sistemi için ayrı yazılım gerekmesini (Aslında o bile gereksiz). İşletim sistemi neden var? Kullanıcı ile donanım arasında bir köprü olması için.

İster Windows kullanın, ister Mac, isterse de Linux; hepsiburada.com’dan alışveriş yapacaksanız işlem tektir: Internet tarayıcınızı (Chrome, Firefox, vs.) açarsınız ve ilgili web sayfasına girersiniz. İşinizi halledersiniz. Bu kadar basit.

Uygulama geliştiriciler, şu an kaymak yeme döneminde olduğu için bu işe pek yanaşmıyorlar. Neden yanaşsınlar ki? Her bir uygulama için dünyanın parasını alıyorlar.

Peki bu kapalı sistemi kırarlar mı? Öyle bir kırarlar ki!..

Düşünün şimdi akıllı hepsiburada yöneticilerinin her bir mobil işletim sistemi için uygulama yazdırmak yerine tek ve ortak bir mobil web sayfası kullandığını.. İster iOS, ister Android, ister BlackBerry, ister Symbian (hadi Windows Mobile’ı da yazalım, küsmesinler) işletim sistemli cep telefonunuzun mobil tarayıcınızdan tek tıklama ile (nasıl ki sık ziyaret ettiğiniz web sayfalarını masaüstüne kısayol olarak atayabiliyorsanız, aynı şekilde ilgili mobil web sayfalarını da mobil cihazınızda sanki uygulama kısayolu gibi oluşturabiliriz) açıyorsunuz. Hangi cihazı kullanırsanız kullanın standart sayfa karşınızda. Tek mobil yazılım ile tüm mobil işletim sistemlerinde çalışan ve sistemi gereksiz kasmayan bir çözüm! Mümkün mü? MÜMKÜN!

Chrome’un geçenlerde duyurduğu, ilk önce Android için çıkardığı mobil versiyonu, diğer mobil işletim sistemlerinde de yayılırsa hiç şaşırmayın çünkü Google’ın amacı zaten tamamen web üzerinden çalışan bir ekosistem yaratmak ve insanları işletim sistemlerine bağımlı olmaktan kurtarmak (Elbette asıl amacı gelirlerinin büyük çoğunluğunu sağladığı web üzerinde söz sahibi olmak). Google’ın neredeyse tüm hizmetleri web tabanlı (bu sayede her gittiğiniz yerden ve bilgisayardan işinize devam edebiliyorsunuz). Hangi işletim sistemini kullanıyor olursanız olun bu hizmetleri çok rahat kullanabilirsiniz. Benzeri mobil platformlarda da olsun istemez misiniz?

Böylelikle her şirket, tek bir yazılım ile tüm mobil platformlarda çalışan uygulamalara sahip olabilecek ve işte o zaman özgür olabileceğiz. Şu an herkes, kullandığı cihazın mobil işletim sistemine bağımlı ve özellikle Apple gibi firmalar bu bağımlılığı pekiştirmek için kendi ürünleri arasında senkronizasyon sağlarken, diğer ürünleri dışlıyor ve kendi kapalı sisteminin güçlenmesini sağlamaya çalışıyor. Tekelleştikçe ürünler daha yüksek kar marjları ile satılıyor ve Apple şu an 500 milyar dolara yaklaşan piyasa değeri ile dünyanın en zengin petrol şirketlerinden bile daha değerli hale gelmiş durumda. Bu tehlikenin farkında olamayan çok insan var. Bu resmen modern kölelik sistemi. Deli gibi çalışıp üreten insanların kazandıkları paralar, dönüp dolaşıp sonunda Apple’ın kasasında birleşiyor.

Yalnızca donanım satarak değil, uygulamalar üzerinden yapılan her alışverişten %30 komisyon alan Apple, büyüdükçe büyüyor. iTunes’tan satın aldığınız her müzk, kitap, uygulama vs. için Apple’a çok yüksek değerlerde gizli paralar ödüyorsunuz.

Günümüz uygulama mantığının artık yıkılmasına ve HTML5 standartları ile yazılan yeni uygulamaların yaygınlaşmasına acil olarak ihtiyacımız var.

Yoksa ipin ucu ileride daha da çok kaçacak.

İlave (27.02.2012 @22:55): @mrtlbyrk‘ten gelen haklı yorum ile, makaledeki eksiği de gidermiş olurum sanırım. Kendisine teşekkür ederim.

Yüklediğimiz her mobil uygulama bizden bir takım izinler ister. Bu izinlere kaç kişi dikkat ediyor bilmiyorum ama bir gün başınıza bu izinlerden dolayı çok ciddi sıkıntılar gelirse hiç şaşırmayın. Cep numaranızdan tutun da, o an kiminle görüştüğünüze, adres defterinizdeki tüm kişilerin bilgilerine kadar çok farklı alanlarda izinler veriyor olabilirsiniz uygulamayı yazan kişi veya şirketlere. Çok dikkatli olun! Eğer HTML5 tabanlı mobil uygulamalara geçilirse, bu önemli sıkıntının da ortadan kalkacağını vurgulamak gerekiyor! Tekrar teşekkür ediyorum @mrtlbyrk‘e.

 

 

Hakkında Özgür Turanlı

Mühendis, ek$i sözlük yazarı, DMOZ editörü, SEO bilir (ama “uzman” değil), Android, iOS ve GNU/Linux kullanıcısı. Mobil ve internet teknolojilerine ilgi duyuyor.

3 yorum

  1. Öncelikle yazı harika. Çok önemli bir konuya değinmişsiniz.

    Artı şöyle bir durum daha var. Her uygulamanın izin istemesi de ayrı bir sorun. Yani işin sadece parasal boyutunun yanında telefondan istenildiği an bilgilerin çekilmesi (Güvenlik Sorunu). Bunu geçenlerde Path uygulamasında tüm kullanıcılar yaşadı ve şirket özür diledi. Hatta şu aralar Facebook ve Twitter gibi şirketlerin uygulamaları aracılığıyla telefon rehberimize ve mesajlarımıza bile ulaştığı söyleniyor.

    Madem bu kadar konuştuk peki çözüm önerisi ne olabilir? Naçizane önerim. Nasıl iTunnes, Android Market varsa… Mobil siteleri tanıtan bir uluslararası hizmet veren bir site kurulsa iyi olur. Mobil sitesi olan kurum/site buradan herkese duyurabilir.

    • Yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      Bence siz daha önemli bir noktaya değinmişsiniz, zira uygulamaların izin seviyeleri çok hassas bir konu.
      Mobil siteler için Android Market, Apple iTunes gibi hizmetlere gerek var mı gerçekten? Nasıl ki http://www.twitter.com yazarak girebiliyoruz veya sık kıllanılanlara ekleyip tek tıklama ile adres yazmadan erişebiliyorsak, aynı şekilde mobil cihazlardan da bu kadar kolay ve hiçbir gizliliğimizi ifşa etmemize gerek kalmadan kullanabilmemiz lazım diye düşünüyorum.

      • Evet, dediğiniz gibi mobil siteler için Android Market, Apple iTunes gibi hizmetlere gerek yok.

        Hatta daha ileri gidersek… :) Mobil oyunlar için bile uygulamalara gerek kalmıyor. Çünkü tarayıcılar HTML5 ile oyunu artık destekliyor. Bir tarayıcı ile de HTML5 tabanlı oyunu oynayabiliriz.

        Sonuç: Yazınızda da bahsettiğiniz gibi: Uygulama geliştiricilerin de işine geldiği için bu yollar tercih ediliyor. Tamamen duygusal. :)

Cevap yazın

Yukarı Çık
test başarılı: 92.1.042.99