Motosiklet + Uludağ = Duble Özgürlük

Benim için motosiklet, heyecandan çok “Özgür” olmak demek. Uludağ da öyle. Uludağ’a çıktığımda özgür olduğumu hissediyorum. Bu iki özgürlüğü birleştirmek çok daha fazla keyif veriyor. Yaşadığım şehrin avantajını da kullanarak ara ara Uludağ’a çıkıyorum motosikletimle.

Uludağ’a çıkarken deponuzu mutlaka tam doldurmalısınız, zira yokuş yukarı çıkarken motosikletiniz daha çok benzin harcayacak ve Uludağ’da benzin istasyonunun olmadığını hatırlatırım. Daha önce benzinimin bitmesi nedeniyle yarım bırakmak zorunda kaldığım bir geziyi hatırlıyorum :)

Yaşadığım yere yakınlığı nedeniyle Çekirge üzerinden çıkıyorum Uludağ’a.

Uludağ yoluna çıkmadan önce ilk durağım hep Özhan Market oluyor. Çok akıllıca bir noktaya konumlandırmışlar. Gezi boyunca ihtiyacım olacak her şeyi bu marketten tedarik ediyorum.

Yiyecek ve içecekleri aldıktan sonra soğuk içecekleri yol boyunca doğal klima görevi görsün diye montumun cebine koyup fermuarını çekiyorum. Uludağ’a doğru hava serin ancak Bursa’dayken hava sıcak oluyor. Yol boyunca soğuk içeceklerin verdiği serinlik gerçekten çok işe yarıyor! :)

Yolculuğa çıkmadan önce My Tracks uygulamasını çalıştırırım. GPS, telefonumun bataryasını çok fazla tükettiği için koltuğumun altında yedek bir şarj edilebilir akü taşıyorum. Akü dediğime bakmayın. Şarj edilebilen bir ışıldak aslında. USB bağlantısı var üzerinde. İçerisinde 4.2 Ah’lik şarj edilebilen bir aküsü var. Motosiklet kullanırken en büyük sıkıntılardan birisi de telefonunuzu şarj edebileceğiniz bir donanımın olmaması. Bilemiyorum belki daha büyük motosikletlerde çakmak gözü veya USB portu vardır ama benim motosikletimde böyle bir teknoloji yok. Aslında o kadar basit ki, Honda neden böyle bir donanımı eklememiş şaşırıyorum. USB kablo ile koltuğun altındaki aküye bağladığım telefonumu, eldiven gözüne koyuyorum. Telefon, GPS uydularını direkt görmüyor ama GPS sinyallerini alabiliyor. Böylelikle tüm seyahatlerimi kaydedebiliyorum. GPS kaydı için bir çok farklı uygulama var. My Tracks uygulamasını tercih etmemin nedeni, uygulamanın Google tarafından geliştirilmiş olması, çok sade olması ve kayıtlarımı çok hızlı bir şekilde Google Haritalar ve Google Drive’a kopyalayabiliyor olması. Alternatif olarak Sports Tracker, Endomondo gibi onlarca farklı uygulamadan kendinize uygun birini seçebilirsiniz.

Uludağ’a doğru çıkarken yolun yokuş olmasının verdiği avantajla motoru daha seri kullanabiliyor olmak çok keyifli. Öyle ki hemen her aracı sollayabiliyorsunuz. Dönüş yolunda da tam tersi oluyor tabi ki :)

Bursa’dan uzaklaştıkça yavaş yavaş çam kokuları gelmeye başlıyor burnunuza ve havanın kalitesi değişiyor. Şehirde nefes aldığınız havanın ne kadar kirli olduğunu fark ediyorsunuz. Yol kenarlarında kozalaklar.. Şanslıysanız sincap, kirpi, tilki görebilirsiniz.

Uludağ yolu üzerinde bir iki noktada, yoldan geçen araçlara saldıran köpekler var. Araba ile seyahat ediyorsanız sıkıntı yok ama altınızdaki bir motosiklet ise işte o zaman biraz heyecanlı oluyor! :) Her yolculukta rastlamıyor ama bir seferinde dağdan inerken rastlamıştı. Üzerime doğru dişlerini göstererek hızla gelen köpeği görünce korkmadım desem yalan olur :) Ancak soğuk kanlılığımı bozmadım ve hızımı yavaşlatarak köpekten korkmadığımı göstermeye çalıştım. Bu yöntem gerçekten çok işe yarıyor. Köpek, ondan korkmadığımı görünce bir anda inanılmaz uysal bir hayvana döndü. Çok şaşırdım. İşe yaramazsa soluğu hastanede alabilirdim çünkü :) Motosikletle Uludağ’a çıkmak isterseniz, köpeklerle ilgili yaşadığım bu tecrübeyi aklınızın bir köşesine yazın mutlaka. Gerekirse ultrasonik köpek kovucu cihaz almayı bile düşünebilirsiniz. Kullananlar var.

Yükselti arttıkça çam kokuları daha keskin bir şekilde geliyor burnunuza.

Yol boyunca 3-5 noktada buz gibi Uludağ doğal kaynak suyu akan çeşmeler var. Doğal klimalarınızı tazelemenin zamanıdır işte! :) Dilerseniz marketten satın aldığınız suyu hiç içmeden dahi boşaltıp, su şişesini buz gibi Uludağ suyu ile doldurabilirsiniz. Hazır durmuşken sudan içmeyi de ihmal etmeyin. Hakiki Uludağ suyu… Başka sulara benzemez! :)

Uludağ Milli Park gişelerine geldiğinizde motosiklet için 5 TL ödüyorsunuz. Milli Park gişelerini geçtikten (x) km sonra Sarıalan – Oteller yol ayrımına geliyorsunuz.

Sarıalan, teleferik ile çıkılabilen bir yer. Kamp yapılabilen, restoranların bulunduğu, küçük market alış verişinizi yapabileceğiniz, ATV kiralayabileceğiniz bir yer. Küçüklüğümde bungalov evlerde 10 günlük bir yaz tatili yapmıştım burada. Bungalovlar hala duruyor. Biraz bakımsızlar ama yazın sıcağından kurtulmak isteyenler için en güzel yerlerden birisidir Sarıalan. Akşam olunca öyle bir soğuk olur ki, soba yakmadan uyuyamazsınız.

Yok Sarıalan’a doğru dönmez de Oteller bölgesine doğru devam ederseniz, ileride yine bir yol ayrımı çıkar. Sağdan devam ederseniz eski Oteller Bölgesi’ne, soldan aşağıya doğru devam ederseniz de Yeni Oteller Bölgesi’ne ulaşırsınız. Eski Oteller Bölgesi’ne doğru devam ederseniz, motorlu araç ile çıkılabilecek en yüksek noktaya varabilirsiniz.

Normale kot pantolan giyiyorum. Bu sefer şort ile yolculuk yapmayı deneyeyim dedim. Dizliklerimi takmayı ihmal etmedim tabi ki. Uludağ’a çıkarken kesinlikle şort giymenizi önermiyorum. Oteller Bölgesi’ne vardığımda, motordan indiğimde soktuğunda sızlatan sinekler var. Görüntüleri kara sinek gibi ama öyle bir sokuyorlar ki resmen sızlıyor. Yaz sıcağına rağmen Uludağ’daki havanın serin olduğunu da hesaba katarsanız, uzun bir pantolon giymek kesinlikle en akıllıca olanı.

Oteller Bölgesi’nden sonra zirveye çıkılan yol tamamen toprak ve çok bozuk bir yol. Zirve dediğime bakmayın. Burası Uludağ’ın tam zirvesi değil. Gerçek zirve çok daha uzakta ve 2543 metre yüksekliğinde. Araç ile çıkılabilen en yüksek zirveyi kastediyorum. Genelde buraya “zirve” deniyor. Yükseklik 2140 metre. Asıl zirveye araçla çıkmak imkansız ve çok uzakta.

Bir scooter’ın başına gelebilecek en zor parkurlardan birisidir herhalde Oteller Bölgesi’nden zirveye çıkmak. Su soğutmalı bir motosiklet tercih etmemin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha çok iyi anladım. Havanın serin olmasına rağmen, motosikleti zorladıkça motor ısınmaya başladı ve fan devreye girdi.

Yeni oteller bölgesine doğru inerek devam ettiğinizde çok güzel bir yol sizi Bakacak denen vericilerin olduğu bir noktaya götürüyor. Uludağ yolu ile kıyaslandığında oldukça virajsız ve eğimi az bir yol.

Bakacak’tan Bursa’yı kuş bakışı seyretmek farklı bir deneyim. Fotoğrafın çekildiği tarihte, yaz sıcaklıklarının neden olduğu nemlilikten dolayı Bursa görüntüsü biraz flu çıkmış :)

Bu da ben! :)

Hakkında Özgür Turanlı

Mühendis, ek$i sözlük yazarı, DMOZ editörü, SEO bilir (ama "uzman" değil), Android, iOS ve GNU/Linux kullanıcısı. Mobil ve internet teknolojilerine ilgi duyuyor.

2 yorum

  1. Motorun en kötü yanlarından birisi de köpekler sanırım :)

Cevap yazın

Yukarı Çık
test başarılı: 76.0.728.99