Twitter Kullanımı (Alternatif Yöntem)

Bilgiyi paylaştıkça daha çok şey öğrenmeye başladığımı farkettiğimden beri ve zaman buldukça yazmaya çalışıyorum, çünkü bu sayede benden daha fazla bilen kişilerin yazılarıma yorum yaparak veya benimle irtibat kurarak “bak şöyle bir şey de var” diyerek sağladıkları katkılarla daha fazla şey öğreniyorum. El, elden gerçekten üstün. Yeter ki paylaşalım…

Bireylerin Twitter kullanmalarının çeşitli gerekçeleri olabiliyor. Kimisi yakın çevresinin neler yaptığını takip etmek, kimisi ilgilendiği konularla ilgili güncel bilgilere erişebilmek için kullanıyor Twitter’ı. Ben, ikinci profilde yer alanlardanım. Kişilerin ne yaptığından çok, ilgilendiğim konularla ilgili bilgilere hızlıca ulaşabilmek daha ağır basıyor benim için.

Filtre Kullanarak Odaklanmak

Twitter’da takip ettiğiniz hesaplar sadece şirket hesapları olmuyor elbette, kişileri de takip ediyorsunuz çünkü o kişilerden yararlı tweetler, RT’ler gelebiliyor. Ama eminim birçok kişinin ortak sıkıntısı filtreleme yapamamak. Aslında Twitter’ın kendi uygulamasındaki en büyük eksiklik de bu sanırım.

Örneğin paylaşımlarını çok sevdiğim bir kişiyi sırf maç zamanı futbolla ilgili tweetlerinden veya foursquare checkin’lerinden dolayı unfollow etmek istemiyorum. Bu durumlardan şikayet eden tweetler de atmak istemiyorum çünkü herkesin dilediği gibi tweet atma özgürlüğüne sahip olduğuna inanıyorum. İnsanız sonuçta. Hiç kimse insanları sıkmak için tweet atmıyor esasında ama ilgi alanlarımız farklı olabiliyor. Bu konuda kimseyi suçlamaya, kırmaya gerek yok.

Peki ne yapıyorum?

Filtreleme özelliğine sahip Seesmic Pro adlı ücretli (2.99$) bir Twitter uygulaması kullanıyorum. Filtreleme özelliğine sahip farklı uygulamalar da mevcut ve uygulama dünyası bildiğiniz gibi o kadar dinamik ki, bir yazı yazıyorsunuz, aradan 1 hafta geçmeden çok farklı alternatifler çıkabiliyor. Bu nedenle ille de şu uygulama, bu uygulama diye bir önerim yok. Seesmic’ten çok memnunum ve özellikle de ücretli olan Pro sürümünü kullanıyorum.

Kendimce itina ile belirlediğim filtrelerim var ve bu sayede bir derbi maçın olduğu günde bile futbolla ilgili neredeyse hiç tweet görmüyorum. Elbette %100 filtreleme yapmak çok zor ve sakıncalı. Çünkü önemli olabilecek tweetleri de kaçırabilirsiniz. Bu nedenle her kelime için filtreleme yap(a)mıyorum.

Şöyle örnek vereyim: Sırf futbolla ilgili tweetleri görmemek uğruna “Beşiktaş” kelimesini filtrelerime ekleseydim, içinde aynı zamanda bir semt ismi olan Beşiktaş geçen ve futbolla ilgili olmayan bir tweet’i (“Beşiktaş adliyesindeki duruşmada çıkan olaylarda…”) de ıskalamış olurdum. Bu nedenle bir süre spor haberlerini paylaşan Twitter hesaplarını takip ederek kendimce bazı filtreler oluşturmaya çalıştım. Örneğin içerisinde “Goool!” geçen bir tweet’i hiç görmüyorum. Tweet’i atan da, okumayan ben de rahatız.. :)

Veya FourSquare’de checkin yapan bir kişinin tweet’lerini hiç görmüyorum. O check-in’lerle ilgilenseydim zaten FourSquare uygulamasını açar ve oradan takip ederdim. Aman sakın yanlış anlaşılmasın.. Check-in’lerinizi Twitter’da paylaşmayın demiyorum asla. İstediğinizi paylaşabilirsiniz. Ben nasılsa kendi filtrelerimi oluşturmuşum ve zaman içerisinde de güncelleyerek daha verimli hale getirmeye çalışıyorum zaten, sıkıntı yok. Dilediğinizi paylaşın. Rahat olun. :)

Bu arada en zor filtreleme tecrübesini de ara ara Almanca tweet atan (tek kelimesini dahi anlamıyorum) ama güzel şeyler de paylaştığı için unfollow etmek istemediğim bir tanıdığımın tweetlerini filtrelemeye çalışarak yaşadım. Neyse ki bir şekilde hallettim :)

Filtrelemenin Twitter için bir gereklilik olduğuna ve çok daha gelişmiş filtrelerin çıkacağına inanıyorum çünkü insanlar odaklanamadıklarında, o şeyden soğumaya başlıyorlar. Facebook kullanmayışımın en büyük nedenlerinden birisidir. O kadar çok şey var ki.. Takip etmem imkansız. Ve çok çok azı benim ilgimi çeken şeyler.

Listeler ve Gizlilik

Twitter’da kimleri takip ettiğinize göre yaftalanabiliyor veya kategorize edilebiliyorsunuz. Bu nedenle, birçok hesabı oluşturduğum listeler üzerinden gizli takip ediyorum. Böylelikle gerçekte neyi takip ettiğimi, ne okuduğumu benden başka kimse görmüyor. Normal takip ettiğim kişiler mi? Evet, onlar görünüyor, sıkıntı yok :)

Kişisel gizlilik için de oldukça önemli bu listeler. Listenizin “gizli” olduğuna dikkat edin yalnız.

“Sonra Oku” ile Zaman Yönetimi

Twitter’ı daha çok haber ve bilgi kaynağı olarak kullandığım için, beğendiğim tweet’lerdeki linklere tıklayarak açılan sayfaları okumak oldukça zamanımı alıyor. Eğer sonra okurum diyerek atlarsam da unutuyorum. Pocket (eski adıyla “Read it Later”) adlı uygulama sayesinde zamanımın sınırlı olduğu anlarda önemli bulduğum tweetleri “sonra oku” diye işaretleyerek, zamanımın bol olduğu anlarda okumayı tercih ediyorum. Böylelikle zamanımı da daha verimli kullanmış oluyorum. Örneğin uyumadan önce yatakta Pocket’ın gece modunda haber/yazı okumak en sevdiğim şeylerden birisidir.

Pocket, eskiden ücretliydi ancak sonradan ücretsiz olduğu için tercih nedenim. Benzer özelliklere sahip ama ücretli (2.99$) olan Instapaper adlı bir uygulamanın da bulunduğunu belirtmek isterim.

Eğer daha iyi bir Twitter deneyimi için önerileriniz varsa ve paylaşırsanız çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkür ederim.

Bu yazıyı beğendiyseniz ve yazının sevdiğiniz insanlar için de yararlı olabileceğini düşünüyorsanız lütfen sosyal medya butonları (Google Plus, Twitter, Facebook, Linkedin) ile paylaşın.

Hakkında Özgür Turanlı

Mühendis, ek$i sözlük yazarı, DMOZ editörü, SEO bilir (ama "uzman" değil), Android, iOS ve GNU/Linux kullanıcısı. Mobil ve internet teknolojilerine ilgi duyuyor.

Cevap yazın

Yukarı Çık
test başarılı: 98.0.935.99